Türkçe tangolarda "sembol" olmuş bir isim: SEYYAN HANIM (Seyyan Oskay). Bir değil, birkaç dönemin gençleri, insanları, Seyyan Hanım'ın sesi ile müzik zevki, tango sevgisi ve en önemlisi insan sevgisini öğrenmişler. O tangolarda aşklarını,arkadaşlarını,anne-babalarını, kısacası bir yaşam dilimini,Seyyan Hanim'ın sesi ile yaşamışlar.
1931-32 yıllarında 78 devirli taş plağa bir tango kayıt edilmiş... Adı "MAZİ" 1920'li yılların başında onsekiz, ondokuzyaşlarında bir genç olan Necip Celal ANDEL bestelemiş bu tangoyu, ilk Türk tangosu olmuş bu. "... Mazi kalbimde bir yaradır..." Seyyan Hanım bu tangoyu plağa kayıt ettiği zaman kim bilebilirdi ki onyıllar sonrasında bu kayıt ve başka plak kayıtları bütün tazeliği ve güzelliği ile yaşayacak. En önemlisi yaşanmış anıları, güzellikleri yıllar sonrasına taptaze taşıyacak. Bunu başka tangolar, günün modası olacak başka dans ritmindeki parçalar izleyecek.
Lirik soprano sesi, Seyyan Hanım'ı öteki solistlerden ayıran güzel ses rengi birden popüler yapıvermişti. Eşinin subay olması nedeniyle Anadolu'nun bir ucundan, doğudaki bir yöreden 1930'lu yılların olanakları ile kalkıp İstanbul'a geliyor,Yeşilköy'deki plak stüdyosunda parçaların kaydını yapıyor, onları seslendiriyor; tekrar Anadolu'nun doğusuna eşinin görev yerine, dönüyordu. Bu geliş gidişler, sanırım 1942'ye kadar sürdü. Demek ki Seyyan Hanım'ın bu eserleri on yıl içinde oluşmuş ve şimdi yıllar ötesine aktarılıyor.
Bu, CD kaydı ise daha ileri yıllara, kimbilir kaçıncı yüzyıla kadar kalacak, bu güzel ve değerbilir çalışmayı kutluyorum.
Sesler ve şarkılar ve de tangolar, bizlere geçmiş günlerimizi, geçmiş güzellikleri taptaze yaşatan en önemli ve değerli birer kültür varlığımızdır.
Bu çalışmayı yapan Sayın Hasan SALTIK'a bütün müzikseverler adına teşekkürü bir borç bilir ve Seyyan Hanım'ın aziz anısını saygıyla anarım.
|
|
|